10 Yılda, 105 kilodan Maratona . . . – MaratonTürk

10 Yılda, 105 kilodan Maratona . . .

*Master Atletizm ile ilgilidir….


Çoğumuz ilerleyen yaşlardan sonra bir spor yapma ihtiyacı duyuyoruz. Kimi bu isteği daha genç yaşta hissedebiliyor (Ne güzel)…

Ben de bunlardan biriyim. Yaşım 38’e geldiğinde biraz da mecburiyetten dolayı kilo verme zorunluluğum oluştu. İlk önceleri doktorumun tavsiyesi ile uzun yürüyüşlerle tanıştım. Her gün en az 1 saatlik akşam veya sabah yürüyüşleri kilo vermeye başlayınca cazip hale geldi. Dile kolay tam 105 kiloydum ve düzenli yürüyüşler ile 3 ay içinde 95 kiloya düştüm. (Arada şunu belirteyim, kesinlikle diyet yapmadım).

Baktım yürüyüşler işe yarıyor hazır, 10 kilo da vermişken, yürüyüşlerin arasına hafif hafif koşular serpiştirmeye başladım. O zamanlar İstanbul’da oturuyorum. Bilen bilir, Validebağ koruluğu inişli çıkışlı 1850 metrelik bir parkurdur. Belli bir süre sonra koruluktaki parkurda  inişli bölgelerde artık sürekli koşuyor, düz ve rampalarda yürüyordum.

Böyle devam ederek 1 yılın sonunda 80 kiloya kadar düştüm. Ve neticede artık Validebağ koruluğunda hiç yürümeden artık tamamen yavaş ta olsa koşmaya başladım. Bu geçen süre tam 1 yıldı ve ben 25 kg verdikten sonra ortalama 6 pace civarı düz yollarda koşmayı becerebiliyordum. Lütfen geçen sürelere ve kiloya dikkat ediniz. Keza yazının sonunda olayları bağlayacağım konuyla çok alakalı.

İlk yarışımı 78 kiloyken çalıştığım şirketin yapmış olduğu Gelibolu 15 km yol koşusunda yaptım. Ama hedef veya bir antrenman alt yapısı olmadan. Mecburi olan bir koşuydu. Keza organizasyonu düzenleyen firmaydık ve çalışanlar olarak biz de koştuk. Yeni yeni tanıştığım atletizm camiasından İstanbul Masterler Atletizm Kulubünü de bu organizasyonda misafir ettik. Ve ben ilk tempo idmanı ile 75 kiloya düştükten sonra tanıştım. Aradan tam 2 yıl geçmişti ve 30 kg vermiştim. Ama hala kilo fazlalığım had safhadaydı.

İlk yarı maratonumu 70 kiloya düştükten sonra koştum. Sn. Asım Çetin hocamın gayretleri ve idmanları sonucunda 105 kilodan 70 kiloya düşme sürem tam 3 yıl….

Ve ilk yarı maratonum 1 saat 35 dakika. Kuvvetli interval ve tempo idmanlarına ise 65 kiloya düştükten sonra başladım. Bu da 4. yıldı. İlk Maratonumu 60 kiloya düştüğümde 7. yıl sonunda koştum. (Berlin Maratonu 2:55:33)

Evet niye bu kg ve zaman ilişkisini, antrenman ve yarışlarla entegre etmeye çalıştım derseniz, çok basit…

Çoğu koşmaya başlayan arkadaşlarımızın ihmal ettiği veya kabullenmediği bir durumu açıklığa kavuşturmak istiyorum.

– Fazla kilolarla interval veya tempo yapmayınız, sonuçta bu idmanlar sizi geliştirmez size sakatlık ve koşamadığınız derecelerin moral bozukluğu olarak geri döner.

– Kilo probleminiz olmasa dahi vücudunuzu koşmaya alıştırmadan yarışlarda ciddi hedefler koyarak macera aramayınız. Bu sporu erken bırakırsınız.

-İnterval ve tempo yapmak için kafanıza göre program yapmayınız, tecrübeli hocalarımıza veya arkadaşlarınıza danışınız.

– Hiç bir zaman koşu hayatınıza başladıktan kısa bir süre sonra maraton hedefi koymayınız. İnanın ki maraton koşmak, bir hayat hikayesi gibidir. Tecrübe ister, antrenman ister, program ister, disiplin ister, hayat tarzı ister…

– Antrenmanlarda sizden iyi atlet arkadaşlarınızla aynı antrenmanı yapamadığınız için moralinizi bozmayınız, Bilin ki, onlarda yılların birikimi vardır. Ben Asım Çetin hocam ve Bülent Şenkibar başta olmak üzere ne öğrendiysem, benden çok daha fazla koşu geçmişi olan Metin Aksoy, Erol öztürkHüseyin UralDurali Çolak, Emre Özarslan ve Yavuz Ertekin gibi ustalardan öğrendim. Deyim yerindeyse onların tozunu yuttum.

Niye mi yazdım bunları, çok basit. . . Lütfen kendinize eziyet etmeyiniz.

Beni anlayan tüm dostlara selam olsun.

Turgay Baskın

https://www.facebook.com/turgay.baskin?tn

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir